Tekay Grup Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Ünsal Kimya Sektörünü Değerlendirdi

Türkiye’de kimya sektörünün duayenlerinden olan Tekay Grup Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Ünsal, sektörün açmazlarını ve ihtiyaçlarını değerlendirdi.

İstihdam: 70 kişi
Yer: İstanbul Deri OSB
Yetkili: Ömer Ünsal

 

 

Rekabet Gücü İçin Destek
Tekstil boya ve kimyasalları sektöründe Türkiye’nin önde gelen firmalarından olan Tekay Grup’un Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Ünsal, kimya sektörünün yaşadığı sorunlara ışık tuttu. Küçük ve orta boy kimya firmalarının hem merdiven altı üreticilerle hem de büyük firmalarla rekabet etmesi gerektiğini belirten Ünsal, devlet tarafından sağlanacak desteklere ihtiyaç duyduklarını anlattı. Sanayi Gazetesi’ne konuşan Ömer Ünsal, kimya sektörünün millileşmesi gerektiğinin de altını çizerek, “Kimya sektörümüz millileşmediği müddetçe biz yine dışa mahkum olacağız” dedi. Ömer Ünsal, ayrıca sektörde Ar-Ge’nin şart olduğuna dikkat çekti.

Sektör, Avantajlar İstiyor
Tekay Grup Yönetim Kurulu Başkanı ve aynı zamanda İstanbul Deri OSB Yönetim Kurulu Üyesi olan Ömer Ünsal, merdiven altı firmalar karşısında sabit gider ve maliyetlerden dolayı daha avantajsız bir durumda olduklarını söyledi. Bu nedenle zarar eden kurumsal firmaların piyasadan çekilmek zorunda kaldığını dile getiren Ünsal, “Yurt dışından, bilhassa Çin, Alman ya da Avrupalı bazı firmalar ürünlerini piyasaya sokuyorlar. Bu da kurumsal tabir ettiğimiz firmaların gelişmesi engelleniyor. Devlet, bu tip firmalara küçük veya büyük vergi avantajı verebilir. Ham maddeleri ithal ederken gümrük muafiyetini getirebilir. Sigorta avantajı sağlayabilir” dedi.

Millileşme Vurgusu
Ömer Ünsal, kimya sektörü millileşmediği müddetçe, Türkiye’nin dışa mahkum olacağını kaydetti. Bu mahkumiyeti bizim sağlamamız için devletin ham madde üretim yapan sektörleri desteklemesi gerektiğine dikkat çeken Ünsal, “Ben hammadde üretimi yapmıyorum çünkü hitap etmiş olduğum sektörün ham maddesini yapmak çok zor, imkansız gibi bir şey. Bu tip kuruluşlar varsa şayet Türkiye’de, kimya sektöründe bunların bir bir tespit edilmesi gerekir. Kimya ham maddelerinin üretiminin Türkiye’de yapılıp yapılamayacağı tartışılmasının zamanının geldiği inancındayım. Bunun gerçekleşebilmesi için gerçekten devletin bu sektörü ciddi manada ele alması lazım” diye konuştu.

İnovatif Firma
Tekay Grup Yönetim Kurulu Başkanı Ünsal, sektörde kendilerinden çok daha büyük firmalar bulunduğunu fakat geliştirdikleri bir ürün ile önemli bir başarı yakaladıklarını söyledi. Yapmış oldukları bu ürünün sadece Avrupa ve Japonya’da bir firmada üretildiğini belirten Ünsal, “Biz bu ürünü daha ileri teknolojiye hitap edecek şekilde ve çok basit olarak yaptık. Elde ettiğimiz bu başarı için patent de alacağız. Fakat bunla ilgili olarak teşvik istiyoruz. İstediğimiz şey, parasal olarak sırtımızın sıvazlanması değil. Ben bu ürünü yapacağım zaman bunla ilgili muafiyet istiyorum. Ham madde muafiyeti, KDV muafiyetini istiyorum ki iddialı olabileyim. Çok açık ve net söylüyorum, bu ürün 97 Euro’lara satılıyor. Belki çok az satılıyor ama bunu biz daha ucuza mal edip daha ucuz fiyata satarsak şayet, o zaman ihracatta tekstil sektörüyle ilgili bir ayrıcalığımız olabilir” dedi.

“Bizde Ar-Ge Yok”
Ünsal, sektörün Ar-Ge’yle olan ilişkisiyle ilgili şunları kaydetti: “Devamlı söylemiş olduğum bir nokta var; bizde Ar-Ge yok. Ar-Ge, isim olarak hep telaffuz ediliyor. Ar-Ge’yi ciddi manada kurmak isteyen fabrikalara, bir proje kapsamında devletin ciddi olarak eğilerek birtakım ek teşvikler yaratması lazım. Bu ek teşvikler nelerdir misal olarak söyleyeyim; makine alınacağı zaman hibe verilebilir. Ya da hiç olmazsa alınacak olan o makineyle ilgili yapılacak olan işe göre devlet yüzde 50 destek sağlayabilir. O yapıldığı takdirde Ar-Ge merkezlerindeki çalışmalar hareketlenebilir ve daha pozitif ürünler piyasaya sürülebilir. Bu yapılmazsa piyasa yine büyüklerin elinde kalacaktır. Orta ve ufak firmalar desteklenmiş olmayacaktır.”

Ar-Ge Şart
Kimya sektöründe mutlak suretle Ar-Ge çalışmalarının olması gerektiğine dikkat çeken Ünsal, bunun da maliyetli olduğunu dile getirdi. Ünsal, “Bizim Ar-Ge merkezimizde 7 kişi çalışıyor. Hepsi de mühendis, kimyager ve kimya mühendisi. Onların bana maliyetlerini hesapladığımda, ortaya büyük bir rakam çıkıyor. Merdiven altında taklitle üretilmiş ürünlerle bu yüzden baş edemiyorum. Dolayısıyla üretim kapasitesi hedefim 10 bin ton ama firmamın senelik 2 bin ton üretim yapıyor. Her sene kapasitemizi yüzde 10 arttırıyoruz. Ama buna gelebilmem için de işletme sermayemi kuvvetli tutmam gerekiyor. Birdenbire düşmemek için birdenbire yukarılara çıkmıyorum. Benim yaşımda olan kişiler daha temkinli hareket ediyorlar. Büyüklerin söylemiş olduğu gibi ayağımı yorganıma göre uzatıyorum ki ayağım açıkta kalıp üşümesin” değerlendirmesini yaptı.

Türkiye’de Yapılmalı
Tekstil sektöründe kullanılan malzemelerin eskiden tamamının ithal edildiğini anımsatan Ömer Ünsal, bugün malzemelerin ham maddelerini ithal ettiklerini ama malzemelerin yüzde 80’ini Türkiye’ de ihmal ettiklerini söyledi. Ünsal, “Bu bana göre çok büyük bir ilerlemedir. Ham maddeleri de Türkiye’de üretirsek kimya sektörü ileriye dönük bir adım atmış olur. Bunun için devletin büyük ve küçük firmaları bir plartformda toplayarak, bu işle ilgili fikir alıp projeyi üretmesi lazım ki biz daha iyi noktalara gelelim” dedi. 

Kaynak: sanayigazetesi.com.tr

Yeni yorum ekle

CAPTCHA
İnsan / robot testi sorusu (Büyük / küçük harf önemli değil)
Resimli CAPTCHA
Resimde görünen karakterleri girin.